Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Alzheimer hastalığı unutkanlıkla başlamıyor

Nöroloji uzmanı Demir, Alzheimer'ın belirti göstermeden yıllar önce başladığını ifade etti. Erken tanı için yeni kan testleri önem kazanıyor.

SAĞLIK 15.09.2026 14:31 Haber Editörü 1582 okuma Okuma Süresi: 4 dk
Alzheimer hastalığı unutkanlıkla başlamıyor
Paylaş:
N

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkü Figen Demir, Alzheimer hastalığına özgü bazı değişikliklerin günlük yaşamda belirgin bir belirti göstermeden çok önce başlayabileceğini vurguladı. Alzheimer, genellikle unutkanlıkla ilişkilendirilse de, bu hastalığın süreci belirtilerin görülmesinden 10-20 yıl önceki dönemde başlıyor. Beyindeki hastalığa özgü değişiklikler, kan biyobelirteçleri gibi yenilikçi yöntemlerle erken dönemde tespit edilebilir.

Demir, Alzheimer'ın sadece yaşlılıkla ortaya çıkan bir unutkanlık sorunu olarak ele alınmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Beyin sağlığını korumak ve hastalığın risk faktörlerini yönetmek, uzun vadede önem arz ediyor. Bazı değişiklikler, günlük yaşamda herhangi bir belirti olmadan beyinde yıllar önce başlayabiliyor.

Bu aşamada, beta-amiloid ve tau adlı proteinlerle ilgili değişiklikler gözlemlenebiliyor. Ancak bu değişikliklerin mevcut olması, kişinin mutlaka Alzheimer hastalığına yakalanacağı anlamına gelmiyor. Hastalığın gelişimini etkileyen faktörler arasında yaş, genetik yapı ve kontrol altına alınabilir risk etmenleri yer alıyor.

Dolayısıyla, yalnızca unutkanlık belirtilerinin görülmesini beklemek sağlıklı bir yaklaşım değil. Son yıllarda Alzheimer hastalığının erken tanısında kan testleri önemli bir araştırma konusu haline geldi. Özellikle p-tau217 adı verilen biyobelirteç, Alzheimer ile ilişkili beyindeki tau proteini değişiklikleri hakkında bilgi sağlıyor.

Araştırmalar, kandaki p-tau217 seviyeleri ile Alzheimer hastalığının yol açtığı beyin değişimleri arasında sıkı bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor. Geçmişte, bu biyolojik değişiklikleri incelemek için daha karmaşık ve maliyetli yöntemlere başvurulması gerekiyordu. Kan testleri, gelecekte erken dönem değerlendirmelerini daha kolay hale getirebilecek önemli araçlar sunabilir.

Ancak, Demir, bu gelişmelerin Alzheimer'ı önceden tespit etme konusunda kesin sonuçlar vermediğini belirtti. Yakınmalar, nörolojik inceleme ve gerektiğinde diğer testlerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle bilişsel işlevlerde günlük yaşamı etkileyen değişikliklerin ele alınması, daha etkili bir yaklaşım olarak görülmeli.

Beyin sağlığını korumada değiştirilebilen risk faktörlerinin büyük bir rol oynadığını yineleyen Demir, yüksek tansiyonun uzun vadede kontrol edilmeden kalmasının beyin üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Tansiyonun özellikle orta yaşlardan itibaren düzenli olarak izlenmesi, kalp ve damar sağlığının yanı sıra bilişsel işlevlerin korunması açısından da büyük önem taşıyor.

Diğer risk faktörleri olan yüksek kolesterol ve diyabet de mutlaka kontrol altında tutulmalı. Yaş faktörü ve genetik miras gibi değiştirilemeyen risk unsurlarının yanı sıra, bireylerin günlük yaşam alışkanlıkları beyin sağlığı üzerinde de etkili olabilmektedir.

İşitme kaybını yalnızca yaşlanma sürecine bağlı bir durum olarak değerlendirmemek gerektiğini vurgulayan Demir, işitme kaybı yaşandığında bireylerin konuşmaları izlemekte güçlük çekebileceğini ve bu durumun sosyal etkileşimleri azaltabileceğini ifade etti. Erken teşhisin sağlanması ve gerekirse işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması, beyin sağlığının korunmasında faydalı olduğunu sözlerine ekledi.

Demir, uyku esnasında beynin, gündüz boyunca edinilen bilgileri sistematik hale getirdiğini ve vücuttaki zararlı metabolik atıkları temizleme işlevleri gerçekleştirdiğini belirtti. Uzun süreli uyku bozukluklarının bilişsel sağlık üzerinde önemli etkileri olduğunu aktaran Demir, uyku apnesi gibi meselelerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Kaliteli ve düzenli uyumanın Alzheimer hastalığının kesin bir şekilde önüne geçtiği iddia edilemese de, sağlıklı bir beyin yaşı için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Bu sebeple, geceleri uyku kalitesinin genel sağlık kontrolleri dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Fiziksel aktivitenin yalnızca kas ve eklem sağlığı açısından ele alınmaması gerektiği de ifade edildi.

Yürüyüş ve diğer egzersizler, tansiyon, kan şekeri düzeyi, vücut ağırlığı ve damar sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterir. Aynı zamanda, fiziksel aktivite bireyin sosyal olarak aktif kalmasına ve beyin kan akışının artmasına katkıda bulunur. Haftanın çoğu gününde düzenli olarak hareket etmenin ileri yaştaki bireyler için beyin sağlığı açısından kritik bir alışkanlık olduğu belirtildi.

Günlük yaşamda sürdürülebilir yürüyüş gibi aktiviteler bu açıdan önemli kabul edilmektedir. Unutkanlığın Alzheimer hastalığının tek başına yeterli bir göstergesi olmadığını belirten Demir, vitamin eksiklikleri, tiroid sorunları, depresyon, uyku problemleri ve bazı ilaçların da unutkanlık yaratabileceğini hatırlattı. Demir, unutkanlığın günlük yaşamı etkilediği durumların iyi bir şekilde araştırılması gerektiğini belirtti.

Kişinin alışveriş yapmak, para yönetmek, randevuları takip etmek veya normalde kolaylıkla yaptığı diğer günlük etkinliklerde belirgin zorluklar yaşaması, dikkate alınması gereken bir durumdur. Erken dönem değerlendirmeleri sayesinde sadece Alzheimer olasılığı değil, tedavi edilebilir başka nedenler de ortaya çıkarılabilir.

Bunun yanı sıra, Alzheimer hastalığının erken aşamalarında hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı hedefleyen yeni tedavi yöntemlerinin mevcut olduğuna dikkat çeken Demir, bu tedavilerin kaybolmuş olan hafızayı geri getirmediğini ve hastalığı tamamen ortadan kaldırma kapasitesine sahip olmadığını vurguladı. Hastalığın ilerleyişini yavaşlatmayı amaçlayan tedavi uygulamaları için uygun hastaların zamanında değerlendirilmesi kritik bir öneme sahiptir.

Erken teşhis, sadece tıbbi müdahale açısından değil, aynı zamanda bireyin geleceğini planlayabilmesi ve sağlık ile yaşam tercihlerini ailesiyle zamanında tartışabilmesi bakımından da önem taşımaktadır.

Alzheimer riski tamamen ortadan kaldırılamasa da, tansiyon ve kolesterol seviyelerinin kontrol altına alınması, düzenli fiziksel aktivite, sigara içmeme, işitme kaybının göz ardı edilmemesi, kaliteli uyku ve sosyal ile zihinsel aktivitelerin devam ettirilmesi gibi önlemler, beyin sağlığının korunmasına uzun vadeli katkı sağlayabilir.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Arda Güler, Real Madrid'in galibiyetinde önemli rol oynadı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Arda Güler, Real Madrid'in galibiyetinde önemli rol oynadı
WhatsApp
İhbar Hattı