Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Çocukların dijital dünyada korunmasına yeni düzenleme

1 Kasim'da yürürlüğe girecek düzenleme, 15 yaş altı çocuklara sosyal ağ erişimini engelliyor. Dr. Leyla Çelebi, sosyal medyayı ele aldı.

SAĞLIK 31.10.2026 18:08 Haber Editörü 386 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Çocukların dijital dünyada korunmasına yeni düzenleme
Paylaş:
N

Çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik yeni düzenleme, 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu düzenleme, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasını engelleyecek. Ayrıca, yaş doğrulama ve çocuklara özgü koruyucu uygulamaları da kapsayacak.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Leyla Çelebi, sosyal medyanın beynin ödül sistemi üzerindeki etkilerini, ergenlerin neden daha yüksek risk altında olduğunu ve ailelerin çocuklarını bu olumsuz etkilerden nasıl koruyabileceklerini vurguladı. Çocukların sosyal medya kullanımı, dijital güvenlik ve ruh sağlığı konuları tartışmaların merkezinde yer alıyor.

SOSYAL MEDYA YASAĞI 1 KASIM'DA YÜRÜRLÜĞE GİRİYOR

Türkiye'de 1 Kasım 2026'da yürürlüğe girecek olan Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasını yasaklayacak. Buna ek olarak, 15 yaşını doldurmuş çocuklar için yaşa özgü hizmetler ve ebeveyn denetim araçlarıyla ilgili yeni yükümlülükler getirilecek.

Dr. Leyla Çelebi, çocukların dijital ortamdaki ilişkilerini değerlendirirken, sosyal medya kullanımının sadece süresiyle değil, çocuğun gelişimine ve günlük yaşamına etkileri ile de ilgili olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

SOSYAL MEDYA BEYNİN ÖDÜL SİSTEMİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Dr. Leyla Çelebi, geçmişte çocukları olumsuz etkilediği düşünülen teknolojilerin örneklerini vererek, 1950’lerde çizgi romanların, 1990’larda televizyonun, 2000’lerde internetin, 2020’lerde ise dijital oyunların tartışıldığını, günümüzde sosyal medya platformlarının öne çıktığını ifade etti.

Çelebi, sosyal medyanın çocuklar için sadece bir eğlence ve iletişim aracı olmadığını; dikkat, duygu düzenleme, sosyal ilişkiler ve benlik algısının geliştiği bir ortamda etkili bir araç olduğunu vurguladı.

Beynin ödül sistemi içerisinde yer alan ventral tegmental alan (VTA), nucleus accumbens ve prefrontal korteksin farklı işlevler üstlendiğini anlatan Dr. Çelebi, VTA’nın dopaminerjik süreçlerde, nucleus accumbens’in haz ve motivasyonda, prefrontal korteksin ise kontrol, karar verme ve sınır koyma gibi konuda önemli roller üstlendiğini aktardı.

Dopaminin yalnızca ödül elde edildiğinde değil, ödül beklentisi oluştuğunda da etkili olduğunu belirten Çelebi, sosyal medyada yeni bir içerikle karşılaşma beklentisinin kullanım süresini uzatabildiğine dikkat çekti.

SOSYAL MEDYAYI ÇOK KULLANMAK BAĞIMLILIK YARATIR MI?

Dr. Çelebi, sosyal medya kullanımını değerlendirirken ekran başında geçirilen sürenin yalnızca tek başına yeterli bir veri sunmadığını belirtti. Leyla Çelebi, çocukların dijital ortamda geçirdikleri zamanın, onların günlük hayatındaki rolünün göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekti. Dr. Çelebi, riskli kullanım durumunda ekran başında geçirilen sürenin artış gösterdiğini, ancak çocukların okul yaşantılarını ve sosyal bağlantılarını sürdürebildiğini aktardı.

Problemli kullanımın daha aşırı örneklerinde ise okul görevlerinde aksama, uyku bozuklukları, artan öfke ve çatışmalar ya da kullanımın kontrolünde zorluklar gözlemlenebiliyor.

Çocuğun ekran süresini sınırlamakta güçlük çekmesi ve sosyal medya yüzünden günlük sorumluluklarını yerine getirememesi, dikkate alınması gereken bulgular arasında yer alıyor dedi.

ÇOCUKLAR NEDEN SOSYAL MEDYANIN ETKİLERİNE DAHA AÇIK?

Dr. Leyla Çelebi, ergenlik döneminde beyin yapılarına ilişkin karar verme, dürtü kontrolü ve davranış yönetimi ile ilgili işlevlerin hâlâ gelişmekte olduğunu vurguladı.

Dr. Çelebi, prefrontal korteksin olgunlaşmasının zaman aldığını ifade etti. Bu süreçte gençlerin kendilerine ait bir alan oluşturma, kimlik bulma ve akranları tarafından kabul edilme ihtiyaçları ön plana çıkıyor. Sosyal medya akımları, görünür olma isteği ve başkalarıyla kıyaslama, dijital ortamlarda geçirilen süreyi artırabiliyor.

Dr. Çelebi, çocukların ve gençlerin dijital içerikler ile olan ilişkilerinin sadece kendi istekleriyle açıklanamayacağını; gelişimsel özelliklerinin ve platformların kullanım alışkanlıklarını şekillendiren tasarımlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

YAŞ SINIRI ÇOCUKLARI KORUMAK İÇİN YETERLİ Mİ?

Sosyal medya platformlarındaki sınırsız kaydırma, otomatik video oynatma ve kişiselleştirilmiş içerik önerileri gibi özelliklerin kullanıcının platformda kalma süresini uzattığını belirtti.

Dr. Çelebi, dijital güvenlik konularında platformların tasarım özelliklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Dr. Çelebi, sözlerini şöyle sürdürdü: Çocukların maruz kaldığı içeriklerin denetimi, öz denetim becerileri henüz gelişim aşamasında olan çocukların ve gençlerin sorumluluğuna bırakılmamalıdır. Bu süreçte yasayı yapıcıların, denetleyici kuruluşların ve bilimsel komitelerin rolü önemlidir.

Çocukların zararlı içeriklere maruz kalma olasılığını azaltmak, çevrim içi sömürülerin önüne geçmek, uyku ve fiziksel aktivite gibi gelişimsel ihtiyaçlara zaman ayırmak ve platformların sorumluluklarını artırmak, yaş sınırları ve dijital güvenlik düzenlemelerinin hedefleri arasında yer alıyor.

AİLELER ÇOCUKLARI SOSYAL MEDYANIN RİSKLERİNDEN NASIL KORUYABİLİR?

İnternet kullanımıyla ilgili koruyucu önlemlerin erken yaşlarda alınması gerektiğine dikkat çeken Dr. Leyla Çelebi, 12 yaş ve altındaki dönemlerin sağlıklı dijital alışkanlıkların oluşturulması açısından kritik bir dönem olduğunu belirtti ve ailelere şu önerilerde bulundu:

İnternet konusunda bilgi edinin: Ebeveynlerin çocukların kullandığı platformlar, çevrim içi riskler, gizlilik ayarları ve güvenlik araçları hakkında bilgi sahibi olmaları önemlidir. Filtreleme ve ebeveyn denetimi araçlarından yararlanın: İnternet filtreleri ve yaşa uygun güvenlik ayarları, çocukların zararlı içeriklerle karşılaşma olasılığını azaltmada yardımcı olabilir.

Ekran kullanımına ilişkin ortak kurallar belirleyin: Çocukla birlikte zaman sınırlamaları oluşturmak ve bu kuralları tutarlı bir şekilde uygulamak, ekran kullanımını günlük yaşamla dengelemeyi kolaylaştırabilir. Ekransız zaman dilimleri yaratmak, yemek yerken, ders çalışırken ve uyumadan önce ekran kullanımını sınırlandırarak çocukların diğer ihtiyaçlarına daha fazla zaman ayırmalarını teşvik edebilir.

Ayrıca, çocukların dijital dünyalarını anlamak adına hangi hesapları takip ettikleri, hangi tür içeriklerden etkilendikleri ve kimlerle iletişim kurdukları hakkında açık bir diyalog kurulması son derece önemlidir. Psikiyatri Uzmanı Dr. Leyla Çelebi, çocuğun sosyal medyada harcadığı zamanın yanı sıra, çevrim içi ortamda neler yaşadığını ve bu durumun ona hangi duygusal etkiler yarattığını anlamanın önemine vurgu yapıyor.

AİLE İÇİ İLETİŞİMİ GÜÇLENDİRİN

Çocukların dijital dünyada karşılaştıkları sorunları, yargılanma veya ceza korkusu taşımadan ifade edebilmelerini sağlamak, risklerin erken tespitine katkıda bulunabilir. Ayrıca, spor, sanat, kitap okuma, arkadaşlarla yüz yüze etkinlikler ve aile etkinlikleri gibi alternatif faaliyetlerin desteklenmesi, çocukların dijital ortam dışında sosyal bağlar kurmalarına ve farklı alanlardan keyif almalarına olanak tanır.

Dr. Çelebi, çocukların sosyal medya etkileşimlerini değerlendirirken, yalnızca ekranda geçirilen zamanın değil, bu kullanımın sebeplerinin ve sonuçlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Güneykaya mesire alanı Eleşkirt'te 40 dekarlık alanda açıldı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Güneykaya mesire alanı Eleşkirt'te 40 dekarlık alanda açıldı
WhatsApp
İhbar Hattı