Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanlığının himayesinde, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) iş birliğiyle düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nın açılış törenine katıldı. Burada, Türkiye'nin sağlık alanında ulaştığı kapasiteye dikkat çeken Bakan Memişoğlu, ülkenin küresel bir şifa üssü ve güven limanı haline geldiğini belirtti.
Konuşmasına Cumhuriyetin 103. yıl dönümünü kutlayarak başlayan Memişoğlu, "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve bütün şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum," dedi. Kurultayın bu yılki temasının 'Türk Tıp Dünyasında Üreten Sağlık, Küresel Sağlık Tehditleri Karşısında Dirençli Sağlık Sistemleri' olduğunu ifade eden Bakan, Türkiye'nin sağlık altyapısının önemine vurgu yaptı.
Bakan Memişoğlu, "Dünya, pandemilerden afetlere ve iklim krizlerine kadar tarihin en hassas sağlık testlerinden geçerken Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kurduğu insan merkezli altyapısıyla küresel bir şifa üssü ve güven limanı olmuştur," şeklinde konuştu.
Ayrıca, şehir hastanelerinden ambulans uçaklara kadar uzanan sağlık kapasitesini de örnek göstererek, Türkiye’nin yalnızca kendi vatandaşlarına değil, ihtiyaç sahibi insanlara da umut sunduğunu dile getirdi.
YERLİ ÜRÜNLERİMİZİ DÜNYAYA İHRAÇ EDİYORUZ
Türkiye'nin sağlık teknolojilerinde yerli üretim kapasitesini artırdığını belirten Bakan Memişoğlu, tıbbi cihaz, aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarına da değindi. "Bugün kendi tıbbi cihazlarımızı, aşı ve ilaçlarımızı geliştiriyor, yerli ürünlerimizi dünyaya ihraç ediyoruz," diyen Memişoğlu, Türkiye’de üretilen solunum cihazlarının 45 ülkeye, otomatik şok cihazlarının ise 18 ülkeye ulaştırıldığını açıkladı.
Uluslararası üç ödüle sahip yerli kalp-akciğer makinesinin ameliyatlarda kullanılmaya başlandığını ifade eden Memişoğlu, yerli mobil dijital röntgen cihazları ile gelişmiş yoğun bakım monitörlerinin kamu hastanelerinde hizmete alındığını aktardı. Ayrıca, yerli ultrason cihazları için üretim tesisi kurulacağını ve iki yıl içinde üretime geçilmesinin hedeflendiğini belirtti.
YERLİ CAR-T HÜCRE TEDAVİSİNİ HASTALARIMIZA UYGULUYORUZ
Aşı, ilaç ve biyoteknoloji alanındaki gelişmelere de değinen Memişoğlu, yerli hepatit ve suçiçeği aşılarının kullanıma sunulduğunu, sekiz ayrı aşı için proje çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Hücre ve gen tedavilerinde önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bakan, "Hücre ve gen tedavilerini kendi ülkemizde geliştirip uygulayabilir hale geldik. Yerli CAR-T hücre tedavisini birçok hastamıza başarıyla uyguluyoruz," dedi.
Memişoğlu, Türkiye'nin bu alandaki araştırma ve üretim kapasitesini geliştirerek kendi tedavilerini dünyaya sunmasını hedeflediklerini ifade etti. Ayrıca, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık' modelini hayata geçirdiklerini belirtti.
KLINIK ARAŞTIRMALARDA TEDAVİ GİDERLERİNİ SGK KARŞILIYOR
TÜSEB aracılığıyla araştırmacılara ve girişimcilere destek verdiklerini söyleyen Memişoğlu, şehir hastanelerinde 29 Teknoloji Transfer Ofisi bulunduğunu aktardı. Bakanlığın onayladığı ve TÜSEB'in desteklediği klinik araştırmalarda hastaların tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla karşılandığını ifade etti.
Sağlık alanında fikri olan araştırmacılara ve girişimcilere çağrıda bulunan Memişoğlu, projelerin ürüne dönüşmesi için destek vermeye hazır olduklarını belirterek ilgilileri uretensaglik.gov.tr adresindeki portala davet etti.
TÜRK TIP DÜNYASINA ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI
Türk tıp dünyasının köklü bilimsel mirasına dikkat çeken Memişoğlu, bu mirasın Buhara'dan Anadolu'ya, geçmişte kaleme alınan eserlerden günümüzün araştırma merkezlerine uzandığını ifade etti. Prof. Dr. Gazi Yaşargil ve Prof. Dr. Aziz Sancar'ın bilim dünyasına katkılarını hatırlatan Memişoğlu, genç araştırmacıların bu isimlerden ilham alması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin ortak bilimsel birikimini iş birliğine dönüştürmesi gerektiğini vurgulayan Bakan, "Üniversitelerimizi, laboratuvarlarımızı, hastanelerimizi ve üretim imkanlarımızı birbirine daha güçlü bağlamalıyız," dedi. Genç araştırıcıların birlikte çalışmasının ve üretmesinin önemine işaret eden Memişoğlu, Türk tıp dünyasının sahip olduğu birikimin insanlığın geleceği açısından büyük bir imkan olduğunu belirtti.