Sel sularının çekilmesi, günlük yaşamın normale dönmesi için yeterli değildir. Evlerde ve iş yerlerinde bulunan gıdaların güvenli olup olmadığı ciddi bir şekilde değerlendirilmelidir. Kanalizasyon atıkları ve toprak gibi kirleticilerle karışan sel suları, temas ettiği gıda ve ambalajlarını kullanılamaz hale getirebilir.
Gıda güvenliği konusunda uyarılarda bulunan Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, sel suyuyla temas eden ürünlerin görünüş veya koku değişikliğinin güvenli olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtti. Yenipınar, "Sel suyuyla temas etmiş bir gıdanın görünüşü ve kokusu normal olsa bile güvenli olduğunu söyleyemeyiz. Bu tür ürünlerin tadına bakarak kontrol edilmesi de doğru değil.
Sel suyu, beraberinde taşıdığı mikroorganizmalar ve kirleticiler nedeniyle gıdaları tüketilemez hale getirebilir" diye konuştu.
AMBALAJIN DURUMUNA DİKKAT EDİN
Sel sonrası gıda güvenliği açısından yalnızca yiyeceklerin kendisine değil, ambalajlarına da dikkat edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Açıkta bulunan gıdalar ve su geçirebilen malzemelerle paketlenmiş ürünler risk oluşturuyor. Süt, meyve suyu gibi ürünlerin karton kutularının sel suyuyla temas etmişse tüketilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Yenipınar, kapaklı ambalajların ve dışarıdan sağlam görünen paketlerin de suyla temas ihtimali varsa güvenli kabul edilmemesi gerektiğini belirtti. "Ambalajın malzemesi, su geçirip geçirmediği ve fiziksel olarak zarar görüp görmediği önemlidir. Özellikle karton ambalajlı ürünlerde ve kapağı ya da gövdesi hasar görmüş konservelerde dikkatli olunmalı" dedi.
SOĞUK ZİNCİRİN KONTROLÜ GEREKİYOR
Sel sırasında yaşanan elektrik kesintileri, buzdolabı ve derin donduruculardaki gıda saklama koşullarını da etkileyebilir. Et, balık, süt, yumurta gibi çabuk bozulabilen ürünlerde uygun sıcaklığın korunması oldukça önemlidir. Elektrik kesintisi sonrası bu ürünlerin ne kadar süre uygun koşullarda saklandığı bilinmiyorsa temkinli davranılması gerektiği ifade ediliyor.
Yenipınar, "Sel sırasında elektrik kesintisi yaşanmışsa buzdolabındaki ve dondurucudaki ürünlerin durumunu ayrıca değerlendirmek gerekir. Gıdaların uygun sıcaklıkta muhafaza edilip edilmediğinden emin olunamıyorsa yalnızca görüntüsüne bakarak karar verilmemeli. Özellikle et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulabilen ürünlerde risk alınmamalı" ifadelerini kullandı.
MUTFAKTA HİJYEN ÖNEMLİ
Sel suyuyla temas eden gıdaların ayıklanması kadar, yiyeceklerin hazırlandığı alanların temizliği de önem taşır. Tezgâhlar, mutfak gereçleri ve gıdayla temas eden yüzeylerin güvenli su ve uygun temizlik yöntemleriyle temizlenip dezenfekte edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Temizlik sırasında kullanılan suyun da güvenli olduğundan emin olunmalıdır.
Dr. Yenipınar, sel sonrasında gıda güvenliğinin birkaç temel önlemle ele alınması gerektiğini belirterek, "Sel sonrasında yalnızca suyun çekilmiş olmasına bakarak günlük alışkanlıklara dönülmemeli. Gıdaların sel suyuyla temas edip etmediği, ambalajlarının durumu ve uygun sıcaklıkta saklanıp saklanmadıkları birlikte değerlendirilmelidir.
Şüpheli ürünleri tüketmemek, gıdaların hazırlandığı alanlarda hijyeni sağlamak ve güvenli saklama koşullarına dikkat etmek, sel sonrasında gıda kaynaklı sağlık sorunlarının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor" şeklinde konuştu.