Sağlığa Evet Derneği, yeni tütün yasasına ilişkin bu ay içinde Meclis’e sunulması beklenen tasarının gündemini değerlendirmek üzere İstanbul’da basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, yeni nesil nikotin ürünleri, e-sigara kullanımı, dijital pazarlama stratejileri, kaçak ürünler ve Türkiye’deki tütün tüketim dinamikleri masaya yatırıldı.
Dernek Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Türkiye’de mevcut tütün mevzuatının yeterli olduğunu, ancak bu yasaların etkin bir biçimde uygulanması gerektiğini ifade etti. Dağlı, 1987 yılından bu yana tütün ve nikotin endüstrisine karşı aktif bir mücadele yürüttüğünü belirterek yeni düzenlemeye dair görüşlerini paylaştı. “Son günlerde tütün kanunu hakkında birçok haber çıkıyor.
Ancak bu mevzuat henüz kamuoyunca onaylanmadı. Tütün yasalarımız yeterli, yeni düzenlemeleri değil, mevcut olanları uygulamalıyız. Çocuklarımızın nikotin ürünleriyle heba olmasına izin vermemeliyiz,” dedi.
Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek, 31 ülkeyi kapsayan bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Elbek, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) MPOWER politikası ile birlikte işsizlik, gelir eşitsizliği, cinsiyet eşitsizliği ve demokratik standartlarla tütün tüketimi arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Yapılan araştırmalara göre, yüksek işsizlik oranları ile tütün ürünlerinin kullanımında artış arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu aktaran Elbek, “Ülkelerin başarılı tütün kontrol politikaları geliştirebilmeleri için yalnızca MPOWER’a odaklanmamaları, aynı zamanda demokratik yönetim ve eşitlik konularını da gündemlerine almaları gerekmektedir,” dedi.
Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Tanzer Gezer, “yeni nesil ürünler” olarak bilinen ürünlerin pazarlama yöntemlerine dikkat çekerek bu ürünlerin güvenli olmadığını vurguladı. Gezer, dijital pazarlamanın gençler üzerindeki etkisine dair alarm verdi. “Nikotin endüstrisi artık geleneksel reklam yöntemlerinden uzaklaşıp dijital platformlarda gençlere hitap eden içerikler üretiyor.
Renkli videolar ve influencer iş birlikleri ile nikotin bağımlılığı gençlerin yaşam tarzı haline getiriliyor,” ifadelerini kullandı. Toplantıda, Gazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanelerinin pediatri polikliniklerine başvuran 10-19 yaş arasındaki 488 adölesanı kapsayan bir araştırmanın sonuçları da paylaşıldı.
Katılımcıların yüzde 21,9’unun en az bir kez, yüzde 12,5’inin ise son 30 gün içinde e-sigara kullandığı belirlendi. Yaş ilerledikçe e-sigarayı daha az zararlı görme eğilimi ve ürünü sosyal bir kabul aracı olarak değerlendirme oranının arttığı görüldü.
Gezer, kaçak sigara piyasasına dair veriler sunarak, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü verilerine atıfta bulundu. 2025’in ilk 10 ayında 8 milyon 584 binin üzerinde kaçak elektronik sigaranın ele geçirildiğini belirtti. Gezer, “Yakalanan miktar sadece buzdağının görünen kısmıdır,” ifadesini kullandı.
Dernek, yeni nesil ürünlerin üretiminin yasaklanması, ithalat yasağının kalıcı hale getirilmesi ve yurt içi ile yurt dışı satışlarının yasaklanması gerektiğini savundu. Ayrıca bu ürünlerin pazarlanmasına yönelik ticari faaliyetlerin suç kapsamına alınmasını ve yolcu beraberinde getirilmesine ilişkin istisnaların kaldırılmasını talep etti.
Dernek Üyesi Efza Evrengil, Meclis’e gelecek düzenlemelerle ilgili iki önemli başlığı gündeme getirdi: 2040 yılına kadar tüm tütün ürünlerinin üretim ve ticaretinin yasaklanması ile 1 Ocak 2015 doğumlulardan itibaren nesle dayalı sigara satış yasağı. Evrengil, söz konusu önerilerin henüz resmi makamlarca onaylanmadığını da vurguladı.
Türkiye’deki tütün kullanımıyla ilgili olarak Evrengil, “4207 sayılı Tütün Kontrolü Kanunumuzun hükümleri yeterince uygulanmadı. Sonuç olarak, sigara satışı son 12 yılda her yıl yaklaşık yüzde 5 artış göstererek 2025’te 160 milyar adete ulaşmıştır,” dedi.
Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye Hanehalkı Sağlık Araştırması 2023 verilerine göre Türkiye’de tütün kullanma oranlarının erkeklerde yüzde 46,1, kadınlarda yüzde 23,6, her iki cins için ise yüzde 34,8’e çıktığı belirtildi. Evrengil, nesle dayalı satış yasağına ilişkin olarak Britanya modeline karşı olduklarını ifade ederek, Maldivler modelini desteklediklerini belirtti.
Türkiye’de 18 yaş altındaki tütün bağımlılığı sorununa dikkat çekerek, satış yasağına rağmen çocukların tütün ürünlerine erişim sağladığını söyledi. Toplantıda ayrıca “slim” ve “ultra slim” olarak bilinen ince sigaraların pazarlama stratejileri de ele alındı.
Evrengil, bu ürünlerin “daha az toksin” ve “daha az nikotin” algısıyla satıldığını, standart sigaraya geçişin teşvik edilmesi gerektiğini savunarak, sigara filtrelerinin yasaklanması çağrısında bulundu. Evrengil, tütün kullanımının azaltılması için yalnızca yeni bir yasa çıkarmanın yeterli olmayacağını belirterek, “Yeni tütün ve nikotin ürünlerinin üretiminin, iç ve dış ticaretinin, dağıtımının ve satışının yasaklanması gerekmektedir,” açıklamasını yaptı.