Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, COVID-19 sonrası artan inme vakalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Şen, bu süreçte aşıların etkisinin yalnızca aşılar üzerinden yorumlanmasının eksik kalacağını belirtti. Hayat tarzındaki değişikliklere dikkat çeken Şen, düzenli uyku, egzersiz ve sağlıklı beslenmenin önemini vurguladı.
Şen, aşıların etkisi hakkında kesin bir değerlendirme yapmanın doğru olmayacağını ifade ederek, "Aşıların payı var ya da yok diye net bir şey diyemeyiz. COVID geçiren kişilerde kandaki pıhtılaşma dengesinin bozulduğunu hepimiz biliyoruz" şeklinde konuştu.
Pandemi döneminde insanların alışkanlıklarının köklü bir şekilde değiştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şen, günümüzde alışverişlerin evden yapıldığına ve hareket kabiliyetinin kaybedildiğine değindi. Şen, "Artık alışverişler evlerden yapılıyor. Hareket kabiliyetimizi kaybettik.
İşlenmiş gıdalara olan rağbet, hareketsizlik, tansiyon ilaçları kullanımı, şeker, egzersiz, diyet ve stres... Bunlar inmeye neden olabilmektedir" dedi. Sağlıklı bir yaşam için günde ortalama 7 saat uyku gerektiğini hatırlatan Şen, uyku kalitesi ve düzenindeki bozulmaların da inme riskini artırabileceğine dikkat çekti.
Ayrıca, ani sıcaklık değişimlerinin tansiyon veya kalp ritim bozukluğu bulunan hastalar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Şen, bu gruptaki vatandaşların hava değişimlerine karşı daha tedbirli olmaları gerektiğini ifade etti. İnme geçiren hastalarda erken müdahalenin hayat kurtardığını vurgulayan Şen, belirtileri iyi tanımanın önemine de değindi.
Şen, inme anında dikkat edilmesi gereken semptomları şu şekilde özetledi: "Yüzde kayma, görme kaybı, konuşmadaki akıcılık bozukluğu ve yürürken bir tarafa eğilme gibi belirtiler varsa, 112 Acil Servis’i arayarak hemen hastaneye ulaşmak gerekiyor. İnme merkezlerine 4 ila 6 saat içinde ulaşılırsa, hastayı kurtarma şansı artar" dedi.