Edirne'nin mutfağında önemli bir yere sahip olan Karaağaç acı biberinin üretim sürecinde yoğun bir döneme girildi. Mayıs ayında toprakla buluşturulan fidelerin olgunlaşmasıyla birlikte, biberler temmuz ayının sonlarından itibaren toplanmaya başlandı. Üretici Tunahan Ule, kullandıkları tohumun aileden miras kaldığını belirterek, "Bu biberin atası, dedemizin dedesinden kalan bir tohum.
Biberimizin tohumları da patentli. 5 Mayıs'ta fideleri toprakla buluşturduk, ardından haziranın ilk haftasında ve ortasında kazım işlemlerini gerçekleştirdik. Temmuz ayının başında damlama sulama sistemini faaliyete geçirdik ve 29 Temmuz'da biberlerimizi toplamaya başladık. Şu anda biberlerimizin kuruma işlemi sürüyor" dedi.
Kurutma işleminin kalite açısından kritik olduğunu vurgulayan Ule, biberlerin kesinlikle güneş ışığına maruz kalmaması gerektiğini ifade etti. Ule, "Biberlerimiz gölgede kuruyacak. Eğer güneş görürse beyazlar ve istediğimiz kaliteyi elde edemeyiz.
Kurutma süresi 1,5-2 ay arasında değişiyor. Bu süreç oldukça zahmetli; her aşama işçilik gerektiriyor. Biberlerin asılması, çuvallara konulması ve depolama sırasında kesinlikle rutubetten uzak tutulmaları gerekiyor.
Depodaki sıcaklık ve havalandırma da dikkat edilmesi gereken unsurlar" şeklinde konuştu. Karaağaç biberinin kullanım alanlarının arttığını kaydeden Ule, "Bu biberi sadece ciğerci veya köfteci ile sınırlı görmemek lazım. Artık lokantalarda kuru fasulye, nohut gibi yemeklerin yanında da bu biber tercih ediliyor. Kuru biber, hayatımızın her yerinde yer alıyor" açıklamasında bulundu.