Nefroloji Uzmanı Dr. Merve Aktar, idrarda zaman zaman görülen köpüklenmenin genellikle bir hastalığın belirtisi olmadığını ifade etti. Ancak tekrarlayan ve kalıcı köpüklenme, idrar yoluyla protein kaybının, yani proteinürinin bir işareti olabilir. Aktar, proteinürinin diyabete bağlı böbrek hastalığı gibi böbreğin süzme sistemini etkileyen hastalıklarda görülebileceğini belirtti.
Gözle görülen köpüklenmenin genellikle protein kaybı belirgin bir düzeye ulaştığında ortaya çıktığını dile getirdi.
KÖPÜKLENMENİN NEDENLERİ
İdrarın hızlı ve basınçlı bir şekilde yapılması, az sıvı alımına bağlı olarak idrarın yoğunlaşması veya klozetteki temizlik ürünlerinin geçici köpüklenmelere sebep olabileceği kaydedildi. Dr. Aktar, tekrarlayan köpüklenmenin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Böbreklerdeki glomerüllerin kanı süzen mikroskobik yapılar olduğunu aktaran Aktar, bu yapıların hasar görmesi durumunda normalde kanda bulunması gereken proteinlerin, özellikle albuminin, idrara geçebileceğini belirtti.
BELİRTİLER VE TANIMLAMA
Dr. Aktar, “Proteinüri; diyabete bağlı böbrek hastalığı, fokal segmental glomerüloskleroz, membranöz nefropati ve IgA nefropatisi gibi glomerüler hastalıklarda görülebilir. Protein kaybı belirgin şekilde arttığında nefrotik sendrom tablosu gelişebilir; bu tabloda kan albumin düzeyi düşer, ödem oluşur ve kan yağları yükselir. Bu nedenle kalıcı köpüklü idrarı yalnızca görünümle ilgili bir değişiklik olarak değerlendirmemeliyiz” dedi.
Aktar, protein kaybının arttığı hastalarda özellikle göz çevresinde, ayaklarda ve ayak bileklerinde şişlikler gözlemlenebileceğini açıkladı. Köpüklü idrara ödem, sıvı birikimine bağlı olarak hızlı bir kilo artışı, yüksek tansiyon, idrarın içinde kan görülmesi veya idrar miktarında değişiklikler eşlik ediyorsa, altta yatan bir böbrek hastalığı için araştırma yapılması gerektiğini belirtti.
Diyabet ve hipertansiyonu olan bireylerin belirtiler ortaya çıkmadan önce böbreklerini düzenli olarak taratmaları gerektiğini vurguladı. Dr. Aktar, kalıcı proteinürinin böbrek işlevlerindeki kaybın ilerleme riski ile ilişkili olduğunu ifade etti.
Altta yatan sebebin belirlenmesinin büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Aktar, “Altta yatan hastalığın türü ve şiddetine göre böbreğin süzme kapasitesi zaman içinde azalabilir ve kronik böbrek hastalığı gelişebilir. Bazı hastalarda bu süreç böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir.” dedi.
Dr. Aktar, yüksek protein kaybı yaşayan bireylerde enfeksiyon ve damar içinde pıhtı oluşum riskinin arttığını da sözlerine ekledi. Köpüklü idrarın tek başına tanı koydurucu olmadığını vurguladı. Değerlendirmede tam idrar tahlili, spot idrarda albümin/kreatinin veya protein/kreatinin oranı ile serum kreatinin düzeyinin dikkate alındığını belirtti.
Ateş, yoğun egzersiz veya idrar yolu enfeksiyonu gibi durumların idrarda geçici protein artışına yol açabileceğini ifade eden Aktar, bu nedenle anormal sonuçların tekrarlanan ölçümlerle doğrulanmasının önemine değindi. “Bir kez görülen köpüklenme genellikle endişe kaynağı değildir. Ancak köpüklenme sürekli tekrarlıyorsa ve özellikle şişlik ya da yüksek tansiyon gibi başka bulgular da varsa hekime başvurulmalıdır.
Erken değerlendirme, olası böbrek hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak için önemli bir fırsat sunar.” şeklinde konuştu.