Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, ABD'nin New York kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda önemli açıklamalarda bulundu. Nauseda, İran'ın son aylarda komşu ülkelere yönelik saldırılarını sürdürdüğünü ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğünü engellediğini belirterek, bu durumun bölgesel ve uluslararası barış için ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Litvanya'nın Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz misyonlarına mayın temizleme kapasitesi ile katkıda bulunacağını aktaran Nauseda, Ukrayna ile ilgili de önemli değerlendirmelerde bulundu. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın, dünya düzenine yönelik en büyük tehdit olduğuna dikkat çeken Nauseda, bu savaşın 2022 Şubat ayında başladığını ve Birinci Dünya Savaşı'ndan daha uzun sürdüğünü vurguladı.
Nauseda, Rusya'nın son bir yılda Ukrayna topraklarının sadece yüzde 0,3'ünü ele geçirdiğini, bunun için 400 binden fazla askerini kaybettiğini dile getirdi. Buna rağmen, Ukrayna'nın bağımsız bir devlet olarak ayakta kaldığını, dilinin, kültürünün ve ulusal kimliğinin gelişmeye devam ettiğini belirtti.
Nauseda, "Rusya fiilen savaşı zaten kaybetti" diyerek, Rusya yönetiminin yenilgiyi kabul etmediğini ve bunun arkasında uluslararası hukuk uyarınca hesap verebilirlik korkusu ile halkından gelebilecek intikam korkusunun yattığını savundu. Konuşmasında, "Kaba gücün uluslararası hukuka üstün gelmesine izin veremeyiz" diyen Nauseda, Rusya'nın sömürgeci hedeflerinin küresel gıda güvenliğini zayıflattığını ve gıda fiyatlarını artırdığını kaydetti.
Ayrıca, Rusya'nın emperyal hedeflerinin Avrupa, Afrika ve Asya'nın derinliklerine ulaştığını vurguladı ve bu tehditten hiçbir ülkenin muaf olmadığını dile getirdi. Litvanya'nın son zamanlarda hava sahasını ihlal eden birçok insansız hava aracına tanık olduğunu belirten Nauseda, Rusya'nın hibrit saldırı, dezenformasyon ve sabotaj çabalarını yoğunlaştırdığını ifade etti.
Konuşmasında Gazze'deki duruma da değinen Nauseda, ateşkesin sürdürülmesi ve güçlendirilmesine yönelik uluslararası çabaları desteklediklerini aktardı. İki devletli çözümün, kapsamlı, adil ve kalıcı barışa giden tek yol olmaya devam ettiğini kaydeden Nauseda, güvenilir bir siyasi sürecin önemini vurguladı. Ayrıca, yapay zekanın hukuki, etik ve stratejik sorunlarını ele almak için uluslararası topluma birlik olma çağrısında bulundu.
Yapay zekanın insan onuruna, sürdürülebilir kalkınmaya ve uluslararası güvenliğe hizmet etmesi gerektiğini belirten Nauseda, bu alandaki gelişmelerin yeni eşitsizlik, manipülasyon veya çatışma aracına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Son olarak, BM'nin güvenilirliğinin, saldırganlık, yasa dışı ilhak, zorla sınır dışı etme ve insanlığa karşı suçlara kararlı bir şekilde karşılık verme kapasitesine bağlı olduğunu ifade etti.