Altın fiyatları, Fed'in faiz politikası ve Batı Asya'daki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yön bulmaya çalışıyor. Yatırımcılar, önemli destek ve direnç seviyeleri arasında sıkışmış durumda. Piyasalar, yeni hareketler için Fed'den gelecek mesajları ve küresel gelişmeleri yakından izliyor.
Son dönemdeki yükselişin ardından altın, yeniden baskı altında kalırken, fiyatlar arasında belirgin bir yön oluşmadığı dikkat çekiyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyon endişelerini bir nebze hafifletirken, ABD Hazine tahvil getirilerindeki azalma altına yönelik baskıyı sınırladı. Piyasalardaki dikkat, Fed'in para politikasına odaklanmış durumda.
Merkez Bankası'nın son faiz artışının ardından, yüksek faizlerin devam edeceği beklentisi güçlenirken, bu durum faiz getirisi olmayan altın üzerinde üzerindeki baskıyı artırıyor. Yüksek faiz ortamı, yatırımcıların getirili varlıklara yönelmesine sebep olurken, altının çekiciliğini azaltıyor. Bu nedenle, Fed yetkililerinin yapacağı açıklamalar, altın fiyatlarının yönü açısından kritik bir öneme sahip.
Altının yönünü etkileyebilecek bir diğer önemli etken, petrol piyasası. Petrol arzındaki belirsizlikler ve Batı Asya'daki gelişmeler, enerji fiyatlarını ve enflasyon beklentilerini etkileyebiliyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çerçevesinde, ABD ve İran arasında yaşanan gelişmeler de dikkatle takip ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu ifade ederken, henüz resmi bir görüşme teyit edilmedi. ABD ile İran arasında diplomatik bir ilerleme sağlanması, bölgedeki enerji arzına yönelik endişeleri azaltabilir; ancak gerilimin artması, petrol arzı ve enflasyon konusunda yeni belirsizlikler yaratabilir.
Bir diğer önemli gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki beklenen görüşme. Ticaret, yapay zeka ve jeopolitik konuların ele alınması beklenen bu görüşmenin, dolar ve ABD tahvil getirileri üzerinden de altın fiyatlarını etkilemesi muhtemel. Altının grafik görünümünde, fiyatların uzun süre boyunca iki önemli seviye arasında hareket ettiği gözlemleniyor.
Yukarıda, geçmişteki zirvelerden kaynaklanan düşüş eğilimli direnç çizgisi bulunuyor. Bu noktaya yönelik yükselişlerde satış baskısı artarken, fiyatın yukarı yönlü hareket etmesi zorlaşıyor. Aşağı tarafta ise önceki dip seviyelerden geçen yükseliş eğilimli bir destek seviyesi mevcut.
Altın, son geri çekilmesinde yaklaşık 4.000 dolar seviyesini test ettikten sonra, 4.650 dolara kadar yükselmeyi başardı ancak bu noktada yeniden satışlarla karşı karşıya kaldı. Şu anda yaklaşık 4.300 dolar seviyesinde işlem gören altın, bu iki sınır arasında yön arıyor.
Fiyatların yukarıdaki direnci aşması veya aşağıdaki desteğin altına gerilemesi, piyasadaki belirsizliğin azalmasına ve daha net bir yön oluşturmasına olanak sağlayabilir. Önümüzdeki dönemde, Fed'in faiz politikası, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmeler altın piyasasının ana gündem maddeleri olmaya devam edecek. Yüksek faiz beklentisi altın üzerinde baskı oluştursa da, jeopolitik risklerin artması fiyatlara destek olabilir.
Bu nedenle yatırımcılar, merkez bankalarından gelecek açıklamalara ve küresel piyasa gelişmelerine yoğunlaşmaya devam edecek. Altın fiyatlarının mevcut destek ve direnç seviyeleri arasında kalmaya devam etmesi halinde, yön arayışının sürmesi bekleniyor.