Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Bacaklardaki bu 4 belirti gizli varis habercisi olabilir

Gizli varis belirtileri arasında huzursuz bacak hissi, kaşıntı, kramplar ve ödem yer alıyor. Uzmanlar bu durumun ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.

SAĞLIK 29.09.2026 11:24 Haber Editörü 664 okuma Okuma Süresi: 3 dk
Bacaklardaki bu 4 belirti gizli varis habercisi olabilir
Paylaş:
N

Bacaklarda görülen mavi-mor damarlara ilave olarak, bazı toplardamar sorunları dışarıdan görünmeden de çeşitli şikayetlere yol açabilir. Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, bu durumun gizli varis olarak adlandırıldığını ifade etti. Koçyiğit, “Gizli varis” durumunun huzursuz bacak hissi, kaşıntı, gece krampları ve gün boyunca artan ödem gibi belirtilerle sıklıkla kendini gösterdiğini belirtti.

Gizli varisin cildin altında ve daha derin katmanlarda bulunan damarlarla ilişkili olduğunu kaydetti.

GİZLİ VARİSİN BELİRTİLERİ

Normal varislerde bacaklarda genişlemiş, mavi-mor renkte damarlar dışarıdan görülebilirken, gizli variste damarların görünmediğini, ancak şikayetlerin aynı variste olduğu gibi ortaya çıkabileceğini belirten Koçyiğit, hastaların sürekli olarak bacaklarını hareket ettirme ya da otururken pozisyon değiştirme ihtiyacı hissedebildiğini açıkladı.

Herhangi bir alerji veya böcek ısırığı olmaksızın ortaya çıkan sürekli kaşıntıların da dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Koçyiğit, toplardamar kapaklarının düzgün çalışmaması sonucu kanın bacaklarda birikebildiğini, bunun da özellikle geceleri kramplara yol açabileceğini ifade etti.

ÖDEMİN NEDENİ ARAŞTIRILMALI

Bacaklarda gün içerisinde artan şişliklerin önemli bir belirti olabileceğini dile getiren Koçyiğit, “Sabah rahat olan ayakkabının akşama doğru sıkmaya başlaması, gün içinde ayak bileklerinde ve ayaklarda şişlik oluşması bu durumun belirtilerindendir” dedi. Ayrıca, bacaklardaki ödemin yalnızca varis ile ilişkilendirilemeyeceğini, lenfödemin yanı sıra kalp ve böbrek sorunlarının da benzer belirtiler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Şişliğin nedeninin belirlenmesi ve kalp, böbrek ile damar kaynaklı olası sorunların değerlendirilmesi gerektiğini ekleyen Koçyiğit, huzursuz bacak hissi, kaşıntı, gece krampları ve gün içinde artan ödem gibi yakınmaların toplardamar sistemi açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Doppler ultrasonografinin tanıda önemli bir rolü olduğunu söyleyen Koçyiğit, “Doppler incelemesinde damar kapaklarının çalışma durumu ve toplardamar sisteminde kaçak olup olmadığı değerlendirilebilir” dedi. Gizli varisin erken tespit edilmesi durumunda uygun hastalarda tedavi ile olumlu sonuçlar alınabileceğini ifade etti.

Varis tedavisinde radyofrekans ve lazer ablasyon gibi yöntemlerin, ameliyatsız olarak uygulanabileceğini belirten Koçyiğit, her varisin girişimsel yöntemlerle tedavi edilmesinin gerekmeyebileceğini kaydetti. Hafif şikayetlerde medikal tedavi ve varis çorabıyla takip yapılabileceği gibi, yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyen durumlarda uygun girişimsel yöntemlerin değerlendirilebileceği belirtildi.

Varis hastalığına genetik yatkınlığın önemli bir risk faktörü olduğunu ifade eden Koçyiğit, gebelik, uzun süre ayakta kalma, aynı pozisyonda çalışma ve hareketsiz yaşamın da riski artırdığını söyledi. Koçyiğit, “Genetiğin önüne geçemeyiz. Ancak yaşam şartlarımızı buna göre düzenlersek problemle karşılaşma yaşımızı öteleyebilir ve buna bağlı şikayetlerimizi azaltabiliriz” dedi.

Koçyiğit, topuklu ayakkabının varisi tetiklediğine dair doğrudan bir kanıt bulunmadığını, bu tür ayakkabıların ayağın pozisyonu ve başparmak eklemine binen yük nedeniyle ortopedik sorunlarla ilişkili olabileceğini ifade etti. Gizli varisin zamanla dışarıdan görülebilen varislere dönüşebileceğini, ilerleyen aşamalarda ciltte renk değişikliği, kuruluk ve pullanma görülebileceğini söyledi.

Daha ileri dönemlerde ise toplardamar yetmezliğine bağlı “venöz yara” gelişebileceğini ve yaraların enfekte olması durumunda tedavinin daha zor hale gelebileceğini belirten Koçyiğit, “Varislerin dışarıdan belirgin hale gelmesini beklemeden, şikayetler başladığında hekime başvurmak önemlidir” dedi.

Erken değerlendirme ve uygun tedavi ile hastalığın ilerlemesinin önüne geçilebileceğini kaydeden Koçyiğit, varis tedavisinin sonbahar ve kış aylarında daha rahat uygulanabileceğini, sıcak havanın damarları genişleterek yakınmaları artırabileceğini belirtti. Ayrıca, varis hastalarının sauna ve hamam gibi aşırı sıcak ortamlarda uzun süre kalmamaları gerektiğini hatırlattı ve şikayet yaşayan kişilerin Doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesini önerdi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Kosova Başbakanı Kurti, AB'den aday ülke statüsü talep etti
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Kosova Başbakanı Kurti, AB'den aday ülke statüsü talep etti
WhatsApp
İhbar Hattı