28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla Türkiye'deki kuduz durumu yeniden ele alındı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. İsmet Battal, 2025 yılında 570 bin 55 kuduz riskli temas yaşandığını ve bir insan kuduz vakasının kaydedildiğini bildirdi. Dr. Battal, Türkiye'deki hayvan kuduzu vakalarının yaklaşık yarısının kedi ve köpeklerde görüldüğünü ifade etti.
Sığır, koyun, keçi, at, eşek gibi diğer hayvanların da bu vakalarda önemli bir rol oynadığını belirten Battal, özellikle kedi ve köpeklerle temasın dikkatle ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
HAYVAN KUDUZU VAKALARI
Hayvan kuduzu vakalarının şehir bazında resmi olarak açıklanmadığını belirten Battal, pozitif vakaların ve karantina uygulamalarının çoğunlukla Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde yoğunlaştığını söyledi.
Kuduzun yanı sıra, hayvanlarla temasın çeşitli enfeksiyonlara yol açabileceğini vurgulayan Battal, kedi tırmığı hastalığı, leptospiroz, toksoplazmozis, kist hidatik, uyuz ve saçkıran gibi hastalıkların da bu temas sonrası ortaya çıkabileceğini belirtti.
KORUYUCU AŞI ÖNEMLİ
Kuduz belirtileri ortaya çıktıktan sonra tedavi olanağının kalmadığını ifade eden Battal, riskli temas sonrasında yapılacak koruyucu aşının kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. “Kuduz aşısı, hastalığı tedavi etmek için değil, hastalık gelişmeden önce korunmak amacıyla uygulanır. Zaman son derece değerlidir; erken başlayan korunma hayat kurtarır” dedi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 60 bin kişinin kuduz nedeniyle yaşamını yitirdiği bildirilmektedir. Bu ölümlerin yüzde 95’inden fazlası Asya ve Afrika'da gerçekleşiyor. Türkiye'de ise yılda 1-2 insan kuduz vakası görülmekte.
ABD'de yılda ortalama 1-3 insan kuduz vakası yaşandığı ifade edilirken, Avrupa genelinde insan kuduz vakalarının yıllık 0 ile 2 arasında değiştiği bildirilmektedir.