21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan ERÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin, Alzheimer ve Parkinson hastalıklarının görülme sıklığının son 40 yılda artış gösterdiğini kaydetti. Özellikle Parkinson hastalarının daha genç yaşlarda teşhis edilme durumunun söz konusu olduğunu belirtti.
Bu durumun sadece beklenen yaşam süresinin uzamasına bağlı olmadığını ifade eden Gültekin, çevresel faktörlerin de önemli rol oynadığını belirtti. Genetik ve yaşanılan ortam gibi birçok faktörün Parkinson hastalığının gelişiminde etkili olduğunu vurguladı.
MİGREN HASTALIĞI VE DÜNYA VERİLERİ
Prof. Dr. Gültekin, dünyada 1 milyar 200 milyon kişinin migren hastası olduğunu ve bunun engelliliğe neden olan en yaygın nörolojik hastalıklar arasında yer aldığını dile getirdi. Türkiye'de ise yaklaşık 16 milyon insanın migren sorunu yaşadığını belirtti.
Nörodejeneratif hastalıkların neden olduğu nöron kaybı ve ölümüne dair de bilgiler veren Gültekin, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların beyindeki nöronların azalmasına yol açabildiğini ifade etti. 50 yaşından sonra yaşanan depresyonun ve kafa travmalarının bu hastalıkların risk faktörleri arasında olduğunu ekledi.
PARKİNSON RİSKİ VE KALP HASTALIKLARI
Alzheimer hastalığında özel risk faktörlerini de sıralayan Gültekin, eğitim durumu, kadın olma hali ve ailede demans öyküsünün önemine dikkat çekti. Kalp hastalığına yol açan risk faktörlerinin de Alzheimer için geçerli olduğunu açıklayarak, yüksek tansiyon, diyabet, obezite ve hiperkolesterolemi gibi durumların da bu hastalıkların riskini artırdığını ifade etti.
Ayrıca, erken yaşlarda kuyu suyu içmenin Parkinson hastalığı için bir risk faktörü olarak değerlendirildiğini belirten Gültekin, kilo alma, obezite, uyku bozuklukları ve uyku apnesinin de birçok nörolojik hastalık için risk oluşturduğunu sözlerine ekledi. Son olarak, yaş, cinsiyet, genetik yatkınlık, çevresel etmenler ve sosyal ilişkilerin bütün olarak nörolojik hastalıkların gelişiminde etkili olduğunu belirtti.