Sayıştay, Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Döner Sermaye İşletmeleri için 2025 yılı mali hesaplarına ilişkin denetim raporunu tamamlayarak kamuoyuna duyurdu. Bu raporda, mera alanlarından elde edilen gelirlerin kullanımı ve hayvancılık kayıt sistemlerindeki muhasebe ile veri uygulamaları hakkında belirlemelere yer verildi.
Sayıştay raporuna göre, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2025 yılı nihai bütçe ödeneği 487 milyar 940 milyon 42 bin lira olarak belirlenirken, mali yıl sonunda harcama toplamı 479 milyar 204 milyon 405 bin lira olarak kaydedildi. Böylece, Bakanlık başlangıçta tahsis edilen bütçenin %98,2'sini kullanmış oldu.
Raporda, Mera Kanunu'na dayanan düzenlemelere göre mera, yaylak ve kışlaklardan elde edilen otlatma ve ürün satış gelirlerinin %75'inin mera ıslahı amacıyla belediyeler veya köy sandıklarının özel hesaplarına aktarılması gerektiği hatırlatıldı. Fakat, bu hesaplarda biriken fonların mera ıslah projelerinde kullanılmadığı tespit edildi.
İncelemeler sonucunda, köyler ve belediyelere yatırılan mera gelirlerinin, ilgili projelerin gereksinimlerine uygun bir şekilde harcanıp harcanmadığının meralardan sorumlu Daire Başkanlığı tarafından denetleneceği bildirildi. 2024 yılında Türkiye genelinde yalnızca Tokat ilinde bir adet ortak mera ıslah projesi uygulanırken, 2025 yılında belediyeler ve İl Tarım ve Orman Müdürlükleri iş birliğiyle yeni bir proje hayata geçmedi.
Denetimlerde, 82 belediyenin özel hesaplarında 2023 yılında 18,2 milyon lira, 2024'te 20,8 milyon lira ve 2025'te ise 19,69 milyon lira mera gelirinin biriktiği kaydedildi. Raporda, ilgili belediyelerin muhasebe kayıtlarında, mera ıslahına ayrılan kaynakların her yıl biriktiği belirtildi ancak bu kaynakların proje geliştirilmesinde kullanılmadığı sonucu çıkarıldı.
Bu kaynakların harcanamamasının nedenleri arasında Mera Yönetim Birlikleri'nin oluşturulamaması ve birlik bulunmayan bölgelerde harcamalara yetkili mercilerin net olarak tanımlanmadığı gösterildi. Sayıştay'ın raporuna göre, hayvan işletmelerinin her yıl en az %3'ünün denetimden geçirilmesi ve sığır cinsine ait hayvanların 2025 yılında üç kez aşılama programına tabi tutulmasına rağmen, bu hayvanların tanımlı bilgileri güncellenmedi.
Raporda, TÜRKVET Hayvan Kayıt Sistemi’nde kayıtlı ve zorunlu aşı uygulanması gereken 2,5 milyon büyükbaş ve 35 milyon küçükbaş hayvan için herhangi bir aşı kaydının bulunmadığı belirtildi. Sayıştay, aşılanmamış hayvanların sistemde aktif olarak görünmesinin, hayvan düşümlerinin -ölüm, kesim, satış veya işletme değişikliği gibi- TÜRKVET'e zamanında ve eksiksiz işlenmemesinden kaynaklandığını aktardı.
2025 yılında İl/İlçe Müdürlükleri veteriner hekimleri tarafından gerçekleştirilen üç aşılama programı sırasında, işletmelere kaydedilen ancak aşılanmamış hayvanlar için herhangi bir işlem yapılmadığı ifade edildi. TÜRKVET hayvanlarının yaş bilgileri incelendiğinde, biyolojik ve hayvan işletmeciliği açısından kabul edilemeyecek derecede yüksek yaşta görülen hayvan sayısının fazlalığı dikkat çekiyor.
Sayıştay, olağan üstü yaşta görünen hayvan kayıtlarının, ölüm, kesim veya sistemden düşüm işlemlerinin zamanında yapılmadığını ve bu nedenle fiilen var olmayan hayvanların sistemde aktif kaldığını bildirdi. Doğum kayıtlarında da benzer sorunlar ortaya çıkıyor.
Bazı annelerin üreme döngüleri ve doğum sıklıklarıyla uyumlu olmayan sayıda yavru kaydının bulunduğu, bazı anne hayvanların 20-30 yavru kaydına sahip olduğuna dikkat çekildi. Bu durum, doğum ve yavru kayıtlarında etkili bir kontrol ya da doğrulama mekanizmasının bulunmadığına ve TÜRKVET verilerinin güvenilirliğinin zedelendiğine işaret ediyor.
Sayıştay, TÜRKVET kayıtlarının gerçek durumu yansıtmadığı halde, işletmelerin kayıt tutmaması ve bildirim yapmamasının Yönetmelik'in 67. maddesiyle ilişkilendirilmediğini ortaya koydu. Rapora göre, bu işletmelerin güncel olmayan kayıtlarına rağmen buzağı desteklerinden yararlandıkları ifade edildi.
Sayıştay, işletme kayıt defterlerinin tutulmadığını, işletme plakalarının uygulanmadığını ve Yönetmelik'in 56-58. maddeleri çerçevesinde yapılan kontrollerin, tanımlama ve tescil kayıtlarındaki hataları önlemekte yetersiz kaldığını bildirdi. Ayrıca, Sayıştay'ın bulgularına göre, veteriner biyolojik ürünler ve hayvan tanımlama araçlarına yönelik gelir ve stok kayıtları, hizmetin sunulma tarihlerinde değil, destek ödemeleri mahsuplaşma yoluyla tahsil edildiğinde muhasebeleştiriliyor.
Rapora göre, 2025 yılı itibarıyla küpe bedeli, aşı ve uygulama ücreti olarak toplam 3 milyar 560 milyon 914 bin 656 lira alacak oluştu. Destek ödemeleri henüz yapılmadığı için bu tutarın 1 milyar 809 milyon 420 bin 918 lirası, yani %51'i mahsuplaşma yoluyla tahsil edildi.
Sayıştay, gelirlerin, hizmetin sunulduğu dönemde değil, tahsil edildiği dönemde muhasebeleştirilmesinin dönemsellik ilkesine aykırı olduğunu belirtti. Bu durum, dönemler itibarıyla gelirlerin yanlış raporlanmasına ve ticari mallar hesabının gerçek durumundan yüksek görünmesine neden olmaktadır. Ayrıca, gelir ve alacakların hizmetin fiili sunum tarihlerinde tahakkuk ettirilerek muhasebeleştirilmesi ve ticari mallar hesabından çıkışların da aynı tarihlerde yapılması gerektiği vurgulandı.