13 yaşındaki Matilda Stacey, ABD'de akrabalarını ziyaret ettiği sırada şiddetli bir baş ağrısı hissetmeye başladı. The Sun'da yer alan habere göre, Matilda'ya sinüs rahatsızlığı teşhisi konulmuş ve sıvı ile antibiyotik tedavisi uygulanmıştı. Doktorlar, kendisinin uçakla evine dönebilmesine izin verdiler.
Ancak, İngiltere'ye döndükten sonra Matilda'nın durumu hızla kötüleşti. Yemek yiyip içemez hale geldi, aşırı yorgun hissetti ve başındaki ağrılar dayanılmaz bir seviyeye ulaştı. Heathrow Havalimanı'na indikten iki gün sonra ailesi, Kuzeydoğu İngiltere'ye yapacakları uçuş öncesinde geceyi havalimanında geçirmeye mecbur kaldı.
16 Ağustos'ta eve döndükten hemen sonra Matilda, Newcastle'daki acil servise götürüldü. Sadece iki gün sonra, annesi Kimberly'nin doğum gününde Matilda çok daha kötü bir durumla karşılaştı. Matilda, o anları şöyle anlattı: "Sol bacağım aniden uyuştu.
Bunun normal bir şey olmadığını düşündüğümü hatırlıyorum. Bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyordum. Normal bir baş ağrısı değildi, sürekli devam ediyordu."
Matilda, bacağındaki uyuşmayı hemşirelere bildirdi. Ancak ailesinin iddialarına göre bu durum başlangıçta bacağın uyuşması olarak değerlendirildi. Ertesi gün Matilda'nın konuşması bozuldu ve vücudunun sağ tarafı kontrolsüz hareket ederken sol tarafı tamamen tepkisiz kaldı.
Anne Kimberly, yaşadıkları süreci şöyle ifade etti: "Korkunçtu. Ne olduğunu açıklayamıyordu. Ne ben ne de o, yaşananları anlayabiliyorduk.
Kimse neler olduğunu açıklayamadığı için hayal kırıklığına uğradık. Onu kaybetmişiz gibi hissettik; Matilda artık yanımızda değil gibiydi." Matilda daha sonra çocuk yoğun bakım ünitesine sevk edildi ve burada enfeksiyonun beynine yayıldığı belirlendi. Kimberly, Matilda'nın mücadelesinin daha da zorlaştığını belirtti.
Enfeksiyon, beyni çevreleyen koruyucu zarlara yayılmış ve vaskülite (damar iltihabı) oluşmasına neden olmuştu. Aileye, Matilda'nın bir kez daha ölümcül bir felç geçirme riskinin yüksek olduğu konusunda uyarıldıklarını ifade etti. İki hafta yoğun bakımda kalan Matilda, bu süreçte acil bir sinüs ameliyatı geçirdi ve maalesef bir kez daha felç geçirdi.
Ancak, genç kızın çikolatalı milkshake istemeye başlaması ailesine umut verdi. Yoğun bakımdan çıktıktan sonra iki ay daha hastanede kalmak zorunda kalan Matilda, yavaş ve kontrollü bir iyileşme sürecine girdi. Yeniden yürümeyi, konuşmayı, yemek yemeyi ve futbol topuna vurmayı öğrenmek zorunda kaldı.
Ancak bu süreçte, Matilda lise hayatının ilk iki ayını kaçırdı. Aylar süren azim ve tedavi sürecinin ardından Matilda, bugün yeniden amatör futbol oynamakta ve Newcastle United’ın Serebral Palsi Futbol Takımı’nda forma giymektedir.
ESKİSİNDEN ÇOK DAHA FAZLA ÇABA HARCAMAM GEREKTİ
Matilda Stacey, "Eskisinden çok daha fazla çaba harcamam gerekti. Ama yavaş yavaş başarıyorum" şeklinde ifade etti. Genç kız, ayrıca Duke of Edinburgh Ödülü’nün Bronz seviyesini de başarıyla tamamladı.
ANNE KİMBERLY, BUNU BAŞARIP BAŞARAMAYACAĞINDAN EMİN DEĞİLDİK
Anne Kimberly ise, "Ödülü tamamlayıp tamamlayamayacağından emin değildik. Ancak bu başarı, ona ne kadar güçlü olduğunu ve hala neler başarabileceğini gösterdi" dedi. Stroke Association’a (İnme Derneği) göre, Birleşik Krallık’ta her yıl yaklaşık 400 bebek ve çocuğa felç teşhisi konulmaktadır.
Çocukluk döneminde felç geçirenlerin en az yarısında uzun vadeli fiziksel, bilişsel ya da nörolojik sorunlar meydana gelmektedir. Matilda için futbol sahasına dönüş, elde ettiği en büyük başarılar arasında yer almaktadır.
FELÇ ÇOCUKLARIN DA BAŞINA GELEBİLİR
Matilda, "Sahaya geri dönmek benim için her şey demek. Felç geçirdiğim için hayatımın sona ermediğini hatırlatıyor. İnsanlar felcin yalnızca yaşlıların başına geldiğini düşünüyor.
Oysa bu durum herkes için geçerli olabilir. Çocukların bile" ifadelerini kullandı. Matilda, genç yaşta felç geçiren bireylere yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan Stroke Association’ın Survival Is Not Enough (Hayatta Kalmak Yeterli Değil) kampanyası çerçevesinde kendi hikayesini paylaşmaktadır.
Genç kız, "Okula dönmek ya da iyi görünmek, tamamen iyileştiğiniz anlamına gelmez. Her şey öylece sona ermiyor. İnsanların daha anlayışlı olmasını istiyorum. Birinin neler yaşadığını asla bilemezsiniz" diye belirtti.